Ölüm çok güzeldi

Güneşli bir gündü, gölgeli bir salıncağın salıntısında tabletten dergisini okuyordu. İçeriden çok tatlı bir müzik geliyordu, İspanya'dan buraya esiyordu neşesi. Salıncağın salınımına denk gelmese de aksak bir ritim tutturuyorlardı birlikte.

Okuduğu yazıların bir kısmı içini açıyor, bir kısmı kıskaca alıyordu, onları az okuyup geçiyordu şimdi değil, şimdi değil. Bu ana uymaz bu an çok güzel, deniz kokusu burnumda hafif içim geçmiş.

Sayfaları çevirdikçe, müzik güzelleştikçe içini çekip gözlerini kapatıyor ve düşünüyordu, işte böyle anlardı yaşamak, hep bu anları hapsetmek istiyorum gözüme aklıma, burnuma. Gül kokusu geldi burnuna yan bahçeden, sonra bir yasemin. Bir tabak şıkırtısı duydu bir mutfaktan.

Açtı gözlerini, geri döndü okumaya. Bir aşk hikayesiydi okuduğu, kısa ama güzel. İçini çekti zevkle yine, verirken nefesini bir sızı, yanar gibi, sıcak bir şey akar gibi hissetti kalbinde. Aşk gibi diye geçirdi aklından saniyenin binde birinde. Derginin yazıları bulanıklaştı kafasını kaldırdı, müzik yavaşça bir ninni gibi çalıyordu. Bir daha gezdi kalbinde sıcaklık. Gülümsedi, ölüm çok güzeldi dedi. Salıncak salındı tableti ayırdı elinden, yumdu gözlerini bilmeden.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder