Entellektüel,
zekasını ve analitik düşünme yetisini mesleği gereği ya da şahsi amaçlarına
erişmekte kullanan kişi diye tarif ediliyor.
Yani asıl
anlamında zeka, bilgi, eğitim gibi unsurlar yok. Entelektüel kavramının önemi,
yaşam biçimiyle ortaya çıkıyor. Entellektüel insan çevresinde olanlarla ilgili
düşünür, anlamaya çalışır, çözümlemeye çalışır ve daha önemlisi bunları
başkalarına aktarır. Entelektüellerin bu çabası dünyayı anlamakta ve değiştirmekte önemli bir kaynaktır.
Yani entellektüellik bir sıfat
değil bir tavırdır. Mesleğiniz ne olursa olsun yaşama karşı tavrınızda bir
duruşunuz olmalı, entellektüel olarak bu tavrınızı yaptığınız işle ilgili
sergilediğiniz gibi, başka alanlarda da sergileyebilirsiniz.
Günümüzde düşünme
yetisi, İnternetin yaygın kullanımıyla daha da gelişme potansiyeline sahip
olmakla birlikte, bilgi ve bilincin tüketilecek bir meta haline gelmesine ve
teklemesine de sebep olabiliyor.
Özellikle sosyal
medyanın düşünme üzerine olumsuz etkileri üzerine biraz eğilmek gerekiyor. Bu
konuda asıl etki Twitter üzerinden belirgin olarak görülüyor. Her birimiz,
beğendiğimiz ve genel geçer ya da ilginç bulduğumuz kişilikleri listemize
alıyor ve onların düşündüklerini tüketiyoruz. Takip ettiğimiz başka bir kişi
tersini bile söylese, bizce olurlanmış bir kişi ise onun dediklerini de
beğeniyoruz. Çoğu zaman kafa karıştırıcı bir duruma yol açabiliyor bu durum.
Bir üçüncü kişinin çıkıp bize hangisinin doğru olduğunu söylemesini bekliyoruz.
İşte Twitter
üzerinden entelektüel tavır bunu değiştirme olanağına sahip. Özlü sözler gibi,
sözünü söyleyip kanılar oluşturmak yerine, takipçileriyle konuşup tartışmak
olmalı tavır. Düşünce belli bir sistemi gerektirir, günümüzün eğitim sistemi ne
yazık ki sadece bu iyidir, bu kötüdür gibi yargılarla besliyor, bilgi dedikleri
çoğu zaman kaynağı doğrulanmamış kırıntıları, beyinlere doldurup sonra sizden tekrar
etmenizi bekliyor sınavlar aracılığıyla.
Oysa düşünmek
şüphe ister, yargılamaz, dinler, anlar, karşılaştırır, kavrar ve bir
çözümlemeye ulaşır, arkasında pek çok açık kapı bırakarak. Yani birlikte
düşünmeyi başaramadıkça, önyargılı bireyler olmaktan kurtulmak zor olacak.
İnternet
üzerinden yazılan makaleler bile biçim değiştirdi. Kısa cümleler alt alta
yazılıp verilmek istenen mesaj en keskin şekilde veriliyor. Her bir cümle bir tweet
adeta 140 karakter veya altında. Sonuç, zaten okumaktan soğumuş bir kitle hap
gibi yutuyor en fazla üç dakikada tüketiyor bu malzemeyi.
Twitter üzerinden
yaptığım katılımın en zevkli olanları tartışmaların yapıldığı tweetler. Bazen
içimden şöyle kışkırtıcı bir tweet atsam da tartışma başlasa diye geçiriyorum.
Eminim ki
düşünülen ve tartışılan bir Twitter ortamında sataşmalar ve küfürler de giderek
azalacaktır.
Tartışmasız her şeyi hızlıca tükettiğimiz bir zamanda, karşılıklı seviyeli tartışmalar, bilgi alışverişleri çok çabuk tüketilmiyor. Öyle bir ortam bulabilirsek. Yaratacağız.
YanıtlaSil